Anoplophora chinensis

  1. Anasayfa
  2. Anoplophora chinensis

Anoplophora chinensis

Anoplophora chinensis, Cerambycidae familyasına ait, ağaç ve çalılarda ciddi zararlara yol açabilen iri yapılı, uzun antenli bir böcek türüdür. İngilizcede Citrus Longhorn Beetle olarak bilinen tür, Türkçede genellikle Turunçgil Uzun Antenli Böceği olarak adlandırılır. Adında turunçgil geçmesine rağmen yalnızca turunçgillerle beslenmez; çok geniş bir konukçu bitki yelpazesine sahip polifag bir türdür. Meyve ağaçlarından süs bitkilerine, park ve bahçe ağaçlarından bazı orman ağaçlarına kadar çok sayıda odunsu bitkide gelişebilir. Bu özelliği ve doğal yayılış alanının dışındaki bölgelere taşınarak yerleşebilmesi nedeniyle dünyanın önemli istilacı bitki zararlılarından biri kabul edilmektedir. Taksonomik olarak Animalia âlemi, Arthropoda şubesi, Insecta sınıfı, Coleoptera takımı, Cerambycidae familyası, Lamiinae alt familyası, Anoplophora cinsi içerisinde yer alır. Tür ilk olarak Johann Reinhold Forster tarafından 1771 yılında Cerambyx chinensis adıyla tanımlanmış, daha sonra Anoplophora cinsine aktarılmıştır. Günümüzde kabul edilen bilimsel adı Anoplophora chinensis (Forster, 1771)'dir. Tür adındaki chinensis ifadesi “Çin'e ait, Çin'den gelen” anlamına gelir ve türün doğal yayılış alanına gönderme yapar.

Ergin Anoplophora chinensis oldukça dikkat çekici bir görünüme sahiptir. Gövdesi genel olarak parlak siyahtır ve sert ön kanatları yani elytraları üzerinde düzensiz şekilde dağılmış beyaz veya açık renkli lekeler bulunur. Vücut uzunluğu bireye ve cinsiyete bağlı olarak yaklaşık 2–4 cm civarına ulaşabilir. Cerambycidae familyasının karakteristik özelliklerinden biri olan antenler son derece uzundur ve özellikle erkeklerde vücut uzunluğunu belirgin şekilde aşabilir. Anten segmentlerinde siyah ve açık renklerin oluşturduğu bantlı görünüm dikkat çekicidir. Erkeklerin antenleri vücutlarına oranla genellikle daha uzunken dişiler çoğu zaman daha iri ve geniş gövdeli olabilir. Bu özellikleri nedeniyle doğada fark edilmesi nispeten kolay olsa da yakın akrabası Anoplophora glabripennis başta olmak üzere bazı diğer uzun antenli böceklerle karıştırılabilir.

Anoplophora chinensis tam başkalaşım geçirir ve yaşam döngüsü yumurta, larva, pupa ve ergin dönemlerinden oluşur. Gelişim süresi iklim koşullarına bağlı olarak değişir. Sıcak bölgelerde yaşam döngüsü yaklaşık bir veya iki yılda tamamlanabilirken daha soğuk iklimlerde üç yıl veya daha uzun sürebilir. Çiftleşmenin ardından dişi birey uygun bir konukçu ağacın kabuğunda küçük bir yarık veya oyuk oluşturarak yumurtasını buraya bırakır. Yumurtlama özellikle ağacın gövdesinin alt bölümlerinde ve kök boğazına yakın alanlarda gerçekleşebilir. Yumurtadan çıkan larva başlangıçta kabuğun altında ve kambiyum çevresinde beslenir. Larva büyüdükçe ağacın daha derin odunsu dokularına ilerleyerek geniş galeriler açmaya başlar. Larvalar genellikle krem-beyaz renkte, kalın, yumuşak gövdeli ve belirgin segmentlidir. Türün ağaca verdiği asıl zarar bu dönemde meydana gelir. Larvaların ağacın içerisinde gizlenerek gelişmesi aynı zamanda istilanın erken dönemde fark edilmesini güçleştirir. Özellikle kök boğazı ve toprak seviyesine yakın bölgelerde yoğunlaşmaları Anoplophora chinensis'in önemli özelliklerinden biridir. Gelişimini tamamlayan larva ağacın içerisinde oluşturduğu odacıkta pupaya dönüşür. Metamorfoz tamamlandıktan sonra meydana gelen ergin, odunu kemirerek dışarı çıkar ve geride karakteristik, büyük ve çoğunlukla yuvarlak bir çıkış deliği bırakır.

Türün bitkilere verdiği ekonomik ve ekolojik zararın temelinde larvaların açtığı galeriler bulunur. Larvalar kambiyum ve odunsu dokular içerisinde ilerledikçe ağacın su ve besin iletim sistemleri zarar görebilir. Yoğun istilalarda ağacın gelişimi yavaşlayabilir, yaprak yoğunluğu azalabilir, dallarda kurumalar meydana gelebilir ve ağaç giderek zayıflayabilir. Gövde ve kök bölgesinde açılan çok sayıdaki galeri ağacın mekanik dayanıklılığını da azaltabilir. Özellikle genç veya küçük ağaçlarda yoğun larva saldırısı ağacın tamamen ölmesine kadar ilerleyebilir. Ergin bireyler de yaprak, yaprak sapı ve genç kabuk dokularıyla beslenebilir ancak ekonomik açıdan en büyük zarar larvalardan kaynaklanır. Ağacın gövdesinin dip kısmında veya kök boğazında görülen büyük yuvarlak delikler, talaş benzeri artıklar, larva dışkıları, kabuk altında galeriler, gelişim geriliği, seyrekleşen yapraklar ve kurumaya başlayan dallar istilanın önemli belirtileri arasındadır. Bununla birlikte bu belirtiler yalnızca Anoplophora chinensis'e özgü değildir ve başka odun zararlıları da benzer izler oluşturabileceğinden kesin tür teşhisi için ergin veya larvaların uzmanlar tarafından incelenmesi gerekebilir.

Anoplophora chinensis'in en önemli özelliklerinden biri son derece geniş bir konukçu yelpazesine sahip olmasıdır. Akçaağaçlar Acer spp., turunçgiller Citrus spp., fındık Corylus spp., huş Betula spp., gürgen Carpinus spp., çınar Platanus spp., kavak Populus spp., söğüt Salix spp., karaağaç Ulmus spp., elma Malus spp., armut Pyrus spp., Prunus türleri, kayın Fagus spp., alıç Crataegus spp., gül Rosa spp., Cotoneaster ve Lagerstroemia türleri önemli konukçuları arasındadır. Ayrıca incir, dut, nar, zeytin, ceviz, kestane ve bazı meşe türleri de konukçu kayıtlarında bulunmaktadır. Bununla birlikte bir bitkinin konukçu listesinde bulunması, türün her coğrafyada o bitkiye aynı ölçüde zarar verdiği anlamına gelmez. Türkiye açısından özellikle fındık önem taşımaktadır. Corylus avellana türün önemli konukçularından biridir ve Türkiye'deki bazı fındık bahçelerinde zarara neden olduğu bildirilmiştir. Bu durum özellikle fındık üretiminin yoğun olduğu bölgeler açısından Anoplophora chinensis'in ekonomik önemini artırmaktadır.

Tür Asya kökenlidir ve doğal yayılışının merkezi Çin, Japonya, Kore Yarımadası ile Doğu ve Güneydoğu Asya'nın bazı bölgeleridir. Tayvan, Vietnam, Myanmar, Malezya, Endonezya ve Filipinler gibi bölgelerden de kayıtları bulunmaktadır. Ancak küresel ticaret sonucunda doğal yayılış alanının dışına taşınmış ve özellikle Avrupa açısından önemli bir istilacı tür haline gelmiştir. Uzun mesafeli yayılmasındaki en önemli etkenlerden biri canlı süs bitkileri ve fidan ticaretidir. Larvalar bitkinin gövdesi veya kök sistemi içerisinde bulunduğu için dışarıdan bakıldığında tamamen sağlıklı görünen bir fidan aslında zararlıyı taşıyor olabilir. Böyle bir bitki başka bir ülkeye veya bölgeye nakledilip dikildikten aylar sonra içerisinden ergin böcek çıkabilir. Bu gizli taşınma biçimi türün uluslararası yayılışını kolaylaştırmakta ve karantina uygulamalarını son derece önemli hale getirmektedir.

Türkiye'de Anoplophora chinensis ilk kez 2014 yılında İstanbul'un Şile ilçesindeki bir fidanlıkta tespit edilmiştir. İlk tespitlerde Acer palmatum, Acer saccharum ve Salix caprea gibi bitkiler üzerinde bulunmuştur. Daha sonraki yıllarda Türkiye'nin farklı bölgelerinden yeni kayıtların ortaya çıkması türün yalnızca ilk bulunduğu alanla sınırlı kalmadığını göstermiştir. EPPO kayıtlarında Türkiye'deki durumu “mevcut, sınırlı dağılım” şeklinde değerlendirilmektedir. Marmara, Karadeniz, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden tespitler bildirilmiş, bazı bölgelerde özellikle fındık bahçelerinde zarar oluşturduğu belirtilmiştir. İstanbul'da Şile dışında Zeytinburnu, Ataşehir, Beykoz, Sultanbeyli, Bahçeşehir, Beşiktaş, Eyüpsultan, Fatih, Gaziosmanpaşa ve Sultangazi gibi farklı ilçelerden de tespitler bildirilmiştir. Dolayısıyla Anoplophora chinensis Türkiye için yalnızca potansiyel olarak giriş yapabilecek yabancı bir tür değil, ülkede tespit edilmiş ve yayılımının takip edilmesi gereken istilacı bir bitki zararlısıdır.

Anoplophora chinensis yakın akrabası Anoplophora glabripennis ile oldukça kolay karıştırılabilir. Her iki tür de parlak siyah gövdeye, beyaz veya açık renkli lekelere ve çok uzun antenlere sahiptir. Larvaları da ağaçların içerisinde galeriler açarak benzer zararlar meydana getirir. Bununla birlikte Anoplophora chinensis'in kök boğazı, yüzey kökleri ve gövdenin toprak seviyesine yakın kısımlarıyla güçlü şekilde ilişkili olması arazi incelemelerinde önemli bir ipucudur. Yine de yalnızca genel renk ve desen üzerinden kesin teşhis yapılması doğru değildir.

İnsan sağlığı açısından Anoplophora chinensis zehirli bir böcek değildir. Zehir enjekte edebilecek bir iğnesi veya özel bir zehir aparatı bulunmaz, kan emmez ve insan üzerinde parazit olarak yaşamaz. İri bir böcek olması ve güçlü mandibulalara sahip olması nedeniyle elle tutulduğunda savunma amacıyla ısırmaya çalışabilir ve mekanik olarak can yakabilir ancak türün esas oluşturduğu tehlike insan sağlığı değil bitkiler, tarımsal üretim ve doğal ekosistemler üzerindedir.

İstilacı bir odun zararlısı olarak etkileri yalnızca saldırıya uğrayan tek bir ağacın zarar görmesiyle sınırlı değildir. Yoğun popülasyonların oluşması şehirlerdeki park ve yol ağaçlarının kaybedilmesine, meyve ve fındık bahçelerinde ekonomik zarara, fidanlıklarda bitki kayıplarına, yerli ağaç türleri üzerinde baskıya ve peyzaj alanlarının bozulmasına neden olabilir. Ayrıca zarar gören ağaçların mekanik dayanıklılığının azalması özellikle kent ortamında dal veya gövde kırılmaları açısından dolaylı riskler oluşturabilir. İstilalı bölgelerde yürütülen izleme, karantina, ağaçların sökülmesi ve imhası gibi çalışmalar da önemli ekonomik maliyetler yaratmaktadır.

Türle mücadelenin en zor taraflarından biri larvaların yaşamlarının büyük bölümünü ağacın içerisinde geçirmesidir. Ağacın derin dokularında bulunan larvalara yüzeyden yapılan basit uygulamalarla ulaşmak kolay değildir. Ayrıca istila başlangıcında ağaç dışarıdan sağlıklı görünebilir. Bu nedenle zararlı uzun süre fark edilmeden çoğalabilir ve fark edildiğinde çevrede birden fazla ağaca yayılmış olabilir. Mücadelede erken teşhis büyük önem taşır. Yeni bir bölgede tespit edildiğinde yalnızca üzerinde ergin görülen ağacın incelenmesi yeterli değildir; çevrede bulunan uygun konukçu ağaçların da kontrol edilmesi gerekir. Resmî mücadele programlarında istilalı alanın sınırlandırılması, konukçu bitkilerin sistematik şekilde incelenmesi, şüpheli bitki materyalinin başka alanlara taşınmasının engellenmesi, gerekli durumlarda istilalı ağaçların uygun yöntemlerle ortadan kaldırılması, fidanlıkların kontrol edilmesi ve uzun süreli izleme yapılması temel uygulamalar arasındadır.

Doğada Anoplophora chinensis olduğundan şüphelenilen bir bireyle karşılaşıldığında özellikle yeni bir lokalitede bulunuyorsa kayıt altına alınması önemlidir. Böceğin üstten, yandan ve mümkünse önden net fotoğraflarının çekilmesi, antenlerin tamamının görüntülenmesi, üzerinde bulunduğu ağacın türünün belirlenmesi, gövde ve kök boğazındaki deliklerin fotoğraflanması ve talaş veya galeri belirtilerinin kaydedilmesi teşhis açısından değerlidir. Lokalitenin de mümkün olduğunca doğru şekilde kayıt altına alınması gerekir. Şüpheli bitki veya odun materyalinin başka bir bölgeye taşınmaması ve özellikle yeni bir yayılış alanı söz konusuysa ilgili Tarım ve Orman Müdürlüğü veya bitki sağlığı birimlerine bildirim yapılması önemlidir.

Sonuç olarak Anoplophora chinensis dikkat çekici görünümünün aksine ciddi ekonomik ve ekolojik sonuçlara yol açabilen istilacı bir Cerambycidae türüdür. En büyük zararı, uzun süre ağacın içerisinde fark edilmeden yaşayabilen larvaları oluşturur. Çok geniş konukçu yelpazesi, canlı fidanlarla uzun mesafelere taşınabilmesi, larvaların odun içerisinde gizlenmesi ve yeni bölgelere yerleşme yeteneği mücadeleyi güçleştirmektedir. Türkiye'de 2014 yılından beri kayıtlı olması ve sonraki yıllarda farklı bölgelerde yeni tespitlerin ortaya çıkması, türün yayılışının yakından takip edilmesini gerekli kılmaktadır. Erken teşhis, doğru tür tanımlaması, bitki hareketlerinin kontrolü ve şüpheli kayıtların ilgili kurumlara bildirilmesi bu istilacı türün yayılmasını sınırlandırmak açısından büyük önem taşımaktadır.

Kaynaklar: EPPO Global Database, EPPO Anoplophora chinensis Datasheet, EPPO PM 9/16 Resmî Kontrol Standardı, NCBI Taxonomy.

Araştırma ve Derleme: Ahmet Taşçı – Yaban hayatı bilimcisi

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir. Giriş yap